transfer etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
transfer etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

7 Eylül 2012 Cuma

Beşiktaş'taki Belirsizlik


Sezona "Feda" parolasıyla başlanınca ve yalnızca Mehmet Akgün, Olcay Şahan, Oğuzhan Özyakup transferleri gelince, hazırlık maçlarında da A takım oyuncularından çok A2 takımından gençler oynayınca Beşiktaş taraftarı da bu seneyi akıllarında feda etmeye hazırlanıyordu.

Ancak hazırlık maçlarındaki gençlerin performansı, Oğuzhan ve Olcay'ın parlaması ile sanki bir şeyler olacakmış gibi gözüktü. Ardından Uğur Boral, Escude ve McGregor takıma katıldı ki bu 3 isim gerçekten de direk takıma adapte olabilecek isimler. Özellikle Escude çok yerinde bir transfer.

Hazırlık maçlarındaki görüntü ve yapılan transferler Beşiktaş'ın 4-4-1-1 ya da 4-4-2 oynayacağı yönündeydi. Samet Aybaba'nın Quaresma ve Simao'yu ısrarla göndermek istemesinin nedeni de maddi şartların yanında sistemdir. Bu doğrultuda da Beşiktaş'a bir sağ kanat, bir sol kanat ve bir de forvet lazımdı. Ancak Beşiktaş transfer komitesi Samet Aybaba'dan bağımsız bir görüntü içinde.

Önce Samet Aybaba'nın takımda düşünmediğini söylediği Holosko feda politikasıyla birlikte takımda kaldı. Ekonomik dengeyi kurmak isteyen Samet Aybaba da bu doğrultuda sağ kanat transferinden vazgeçmiş oldu. Sol kanat için Drenthe ismiyle görüşüldü ki tam bu sistemin oyuncusuydu. Üstelik böylece Olcay daha yatkın olduğu sağ kanada geçebilecekti. Bu sefer de Almeida'nın gitmek istemesi ve Mustafa'nın uzun süreli sakatlığı buna engel oldu. Yine ekonomik denge düşünülerek Drenthe transferi kapandı ve hızlı bir yabancı forvet arayışına girdi Beşiktaş. Daha sonra Batuhan kiralandı. Nene, Sezer Öztürk ve Gökhan Süzen isimleri gündeme geldi. Her şeye rağmen bu 3 oyuncu takıma katılabilseydi gerçekten de müthiş bir çehre yakalanabilirdi. Ama hiç biri olmadı ve Beşiktaş dar bir rotasyonda kaldı. Benim için Samet Aybaba değil ama Beşiktaş transfer komitesi sınıfta kaldı. Ben bu transferlerin son güne bırakılmasa rahat bir şekilde gerçekleştirilebileceği görüşündeydim.

Mehmet Ayhan'ın Beşiktaş ile ilgili çok güzel bir yorumu vardı. "Birlik olup, haydi hep beraber birşeyler yapalım havasındalar" diye. Katılıyorum bu yoruma ve dışarıdan bir gözle bakıldığında da güzel bir tablo. Filmlerde fakir ama mutlu sıcak aile ortamı olur ya hani, o durumdalar işte ve bu da başarılı olmaları için gereken tek şey.

1 Eylül 2012 Cumartesi

Di Matteo Amacın Ne ?


İtalyan teknik adam geçen sezon Andre Villas Boas'ın yardımcısı olarak gelmişti. Art arda gelen başarısız sonuçlar sonrasında AVB'nin gönderilmesinin ardından da koltuğa oturdu. 3-1'in rövanşında Napoli'yı 4-1 ile geçerek önce "geçici teknik direktör" koltuğunu devraldı. Daha sonra FA Cup ve bildiğiniz üzere Şampiyonlar Ligi şampiyonluğu ile birlikte de bu sezonki sözleşmesini perçinlemiş oldu.

Community Shield'de Manchester City'e 3-2 yenildi Chelsea. 10 kişi kaldı yoksa öyle olmazdı denildi. Sonra ligde üçte üç geldi. Bak takım iyi denildi. Son olarak dünkü maç, Atletico Madrid iyi bir takım evet. 2 sezon önce de İnter'i yenmişlerdi Süper Kupa'da. Yenilmek olabilir, futbolun içinde olan şeyler bunlar. Ancak sahadaki oyun akılalmazdı.

Aslında benim değinmek istediğim konu bu değildi. Bu yazıyı dün Chelsea 4-0 kazansa da yazacaktım. Şu görüşteyim ki Di Matteo kadro kurmasını bilmiyor. 4 kulvarda yarışacak bir takım Chelsea. Bir takımın en dinamik olması gereken yeri olan orta sahasında ise Ramires, Mikel ve 34'lük Lampard'dan başka isim yok. Yok değil var da istenmiyor. Essien'in Real Madrid'e gittiği bugün açıklandı. Meireles'in de takımda istenmediği ve hatta Fenerbahçe ile görüştüğü söylentileri de var. Üstelik Meireles geçen sezon 50den fazla maça çıkmış bu takımın önemli parçalarından birisi.


Gelelim hücum hattına, geçen sezon seni şampiyon yapan Drogba'yı gönderdin. Anlarım yaşı ilerlemiş bir oyuncu. Ancak yerine bir adam almamak da neyin nesi? Üstelik bir de Sturridge'in Liverpool'a kiralanması gündemde. Hücum hattında Torres'ten başka alternatif yok. Alternatifi olmayan oyuncu da Chelsea'nın Guizası denilen oyuncu.(Bu sezon eski haline dönmüş bir görüntü verse de.)

Kısacası ben Di Matteo'nun ne yapmak istediğini anlamadım. 4-1-5-0 mı oynatmak istiyor acaba diye düşünüyorum bazen. Bir bildiği vardır diyip sezonun ilerlemesini beklemekten başka şansımız yok.

27 Ağustos 2012 Pazartesi

Galatasaray 3-3 Beşiktaş

Direk penaltı konusunda girelim.Yakından uzaktan alakası yok bu konuda gıkım çıkmaz,ama ne hikmetse Beşiktaşlılar bu kadar isyan etmiyor, Fenerliler isyan ediyor sanki 3 puanı kaybeden takım gibi .Ne oluyor ya,hayırdır?Birden adalet bekçisi kesildiler başımıza,her site en çok penaltı çalınan takım kim istatistlikleri felan.Kimse Batuhan bakmıyor 4 dakika yerde yatıyor,4 saniyede ayağa kalkıp sahaya giriyor,koşmaya başlıyor.Hadi konuşsa ya o adelet bekçileri.(burada asla şike olayından bahsetmiyorum Fener için)

Neyse maça geçecek olursak,maç baştan kopacakken iki takım ve hakeminde hatalarıyla berabere bitti.Bir kere şunu söyleyeyim.Beşiktaş transfer yapmazsa verip vereceği bana göre bu.Daha ne olur;iki stoper arasındaki uyum sorunu düzelir,Almedia gitmeyi kafasından çıkarırsa o gelir oynar,Cenk böyle absürd hatalar yapmaz.Beşiktaş'ta öyle yetenekli ayak yok.Sen şimdi gidip Veli'den Selçuk'un yaptığı işi bekleyemezsin.Yapıp yapacağı iş bu.Dün maçın ikinci yarı Beşiktaş'a dönmesinin tek olayı buydu.Veli,Fernandes,Olcay,Holosko gibi adamların ileride rakibi boğması.Zaten Galatasaray'ı bitirmenin tek yolu bu.Kadrona,kalitene güveniyorsan.Basacaksın,top defansın ayağına geldiği an orada boğacaksın.Dün  bunu Beşiktaş yaparken onlara yardımcı oldu aslında Galatasaray.Melo'nun sıfır profosyenellikle tatilde yan gelip yatması ve ancak 45 dakika çıkarabilmesi buna bağlı olarakta Emre'nin Kasımpaşa maçında olduğu gibi ortaya geçmesi oldu.Doğru bir düşünce değildi bu bence.Evet Emre o mevkide oynamaya başlamış olabilir,o bölgeye ısınmayada ama bu maçı kaldıracak gelişmeye o mevki için henüz göstermiş değil.Nitekim zaten oraya Veli,Olcay,Fernandes yapınca 3. gol geldi Beşiktaş için bence dümeni ikinci yarı Beşiktaş'a çeviren hata bu oldu.




Galatasaray için bence iyi bir uyarı oldu.Takıma acilen Melo'nun ısınması lazım,kondisyonunu oldukça geliştirmesi lazım.Maç içinde gene derin topları yaptı bazen ama asıl istenilen o kora kor mücadeleyi gösteremiyor.Kendine güvenemiyor çünkü.Galatasaray'ın şu an bir tık daha yukarı çıkmasını sağlayacak iki oyuncunun acilen hem maç temposunu yükseltmesi hem de kondisyonlarını baya iyi bir şekilde geliştirmesi lazım.O oyuncularda Melo ve Hamit.Hamit'in tek yapması gereken bence bu çünkü kalitesini daha 30.saniyede attığı pasta gösterdi zaten.Amrabat'a değinmek istiyorum birazda.Ondan beklenen çizgiye inmesi ve içeri kat etmesi ama dün öyle vurdumduymaz oynadı ki adam gibi orta bile açmadı,açamadı.Takım sistemine ayak uydurması lazım.Diğer değinilecek konu yenen basit goller.Aslında bu da Melo'nun takıma katılması ile bağlı.Melo orta saha için değişilmez geçen sene ki performansı ile aynı zamanda defans içinde bir emniyet sibobu.Defans içinde konuşalım.Ujfa sezona iyi girmedi ağır kalıyor,yaşından ötürü olduğu bence belli gibi.Dany olsa belki 3.gol yenmeyebilirdi daha önce oraya gelebilirdi,topu engelleyebilirdi.

Umut'a saygılar,sevgiler diyorum.Bu kadar fit adam olamaz.O kadar fit ve öyle bir atlet ki koşu zamanı presi geçtim,iki boy üstte kafa topuna çıkıyor.Bu adam bu senenin Kuyt ile birlikte en iyisi olacak.

Dersler iyi şekilde çıkmalı bu maçta biz artık sadece ligde yarışmıyoruz,Avrupa için daha dikkatli olunmalı,daha çabuk toparlanmalı.