aykut etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster
aykut etiketine sahip kayıtlar gösteriliyor. Tüm kayıtları göster

25 Ağustos 2012 Cumartesi

Alex'in Kadro Dışı Kalması


Öncelikle şunu belirtmek isterim, ben hiç bir şekilde Alex düşmanı değilim. Kaldı ki olamam da. Senelerce Fenerbahçe'nin kazandığı her başarıda ve dolayısıyla her sevincimde büyük bir payı vardır Alex'in. Benim savunduğum şey hiç bir oyuncunun kulüpten daha büyük olamayacağıdır. 

Hiç bir oyuncunun, özellikle de yaşı belli bir kıvama ermiş ve eski performansından uzak kalan bir oyuncunun, 1 maç oynamadı diye sosyal medya üzerinden teknik direktörüne laf söylemeye ve onu taraftara şikayet etmeye hakkı yoktur.

Aykut Kocaman'ı sevmeyebilirsiniz, iyi hocadır, kötü hocadır. Bu görüşlerinize saygı duyabilirim. Ancak Alex'i kadro dışı bıraktığı için eleştirirseniz, hata yaparsınız. Teknik direktörün de takım üzerinde bir otoritesinin olması gerekli.

Alex bu takıma gelmiş en iyi futbolcudur. Taraftarın da kuşkusuz en çok sevdiği oyuncuydu. Ancak kendisine yakıştıramadığımız hareketlerde bulunarak kendisine duyduğumuz saygıyı zedelemiş bulunmaktadır.

22 Ağustos 2012 Çarşamba

Seneler Sonra Gelen Değişim




Alex çok özel bir oyuncu. Ne kadar özel bir oyuncu olduğunun en basit örneği Fatih Altaylı'nın Alex gelmeden yaklaşık 1 ay önce yazmış olduğu ve hepimizce bilinen köşe yazısı. Fenerbahçe'ye gelmez denilen bir yıldızdı Alex. Üstelik Roberto Carlos gibi 34 yaşında değil bir futbolcunun en olgun yaşı olan 27 yaşındaydı geldiğinde. Ve de ayrıca henüz Türkiye ligine yabancı yıldızlar gelmeye sıcak bakmazken giydi Fenerbahçe formasını.

Şimdinin Neymar'ı idi basitçe bir örnek vermek gerekirse. Kadroya Anelka da katıldı, Hooijdonk da, Nobre, Tuncay, Semih, Kezman, Deivid, Guiza, Niang, Stoch, Dia... Liste uzadıkça uzuyor. Bunca isim geldi, hepsinin tek bir ortak yönü vardı, Alex'e uyum sağlamalarının istenmesi. Yanlış mıydı bu istek? Hayır, Alex bir takımın üzerine sistem kurabileceği kadar büyük bir oyuncu-ydu. Evet maalesef ki -dili geçmiş zaman kullandım.

Alex artık tükenmiş durumda. Günümüzün gelişen futbol mantalitesinden ya da yaşının 34e dayanmış olmasından, nedeni önemli değil. Alex'in kendisi de en az Aykut Kocaman kadar farkında bu durumun.

Aykut Kocaman'ın bir diğer olgusu ise Fenerbahçe'nin tek bir oyuncuya bağlı kalmaması düşüncesi ki sonuna kadar haklı. Rusya'da sergilenen yeni futbol düşüncesi belki de değişimin başlangıcıydı. Herkes Spartak Moskova'nın kurduğu baskıdan söz etse de şu gözden kaçıyor ki Fenerbahçe o çok tartışılan orta alanından tek bir pozisyon dahi vermedi. Tartışılan Cristian ve Mehmet Topal bu sistemde gayet işledi. Eğer iki bek Hasan Ali ve Gökhan Gönül bırakın iyi oynamayı ortalama bir performans bile sergilemiş olsalardı Fenerbahçe Türkiye'ye tur kapısını aralamış şekilde dönebilirdi.

Spartak için de bir iki cümle söylemek istiyorum. Başta hücum hattı olmak üzere üst düzey kadroları var. Kombarov bana Andre Santos'u hatırlattı. Ancak fazla kanatlara yıkıp gereksiz çok orta yapıyorlar, alternatif hücum seçenekleri geliştirip sürpriz golcü çıkarmaları lazım. Emenike'nin Aykut Kocaman'ın elini öpmesi ise güzel bir enstantaneydi.

Aykut Kocaman için gereken 2 önemli şey var: Zaman ve sabır. Başarı ancak ve ancak bu ikisi sağlanırsa gelecek, ben buna inanıyorum.